ProjectsResearchersWorking Paper SeriesSign Up
TR
Podcast & Media
News

Su kesintilerinden su krizine: Türkiye’nin su güvenliği açmazı

Değerlendirme Notu / Sercan Sevgili

2025 yılının yaz aylarında farklı şehirlerde art arda yaşanan su kesintileri, yüzeyde bakım-onarım ya da lokal arıza gibi görünse de Türkiye’nin su döngüsü, enerji-su altyapısı ve iklim değişikliği karşısındaki uyum kapasitesi için gerçek bir stres testi niteliği taşıyor. Şehirlerde hızla artan talep ile suyun fiziksel mevcudiyeti arasındaki uyumsuzluk, özellikle kurak dönemlerde şebeke ve depolama sistemleri üzerinde belirgin bir basınç yaratıyor. Arz tarafında daha uzun ve sık kuraklık periyotları, mevsimsel yağış düzensizlikleri ve baraj rezervuar seviyelerindeki oynaklık öne çıkıyor. Bu dalgalanmalar, kurak günlerde içme suyu temini ile enerji üretimi arasında zorunlu önceliklendirme kararlarını gündeme getiriyor. Talep tarafında ise yaz aylarında yoğunlaşan turizm ve göç hareketleri, su-yoğun tarımsal sulama ve hızla kentleşen bölgelerin artan tüketimi, sistemin esnekliğini sınıyor. Buna kayıt dışı kuyular, sisteme entegre edilmemiş kullanıcılar ve yüksek kayıp-kaçak oranları da eklenince hem ölçüm hem de planlama tarafında belirsizlik büyüyor. Türkiye, mutlak tatlı su çekiminde 2021 yılında dünyada 13. sırada (Dünya su çekiminin %1,5’ini oluşturmaktadır) yer alırken yenilenebilir kaynak tabanına oranla çekim yoğunluğu ve verimlilik göstergeleri kırılganlığı artırıyor. Bu tablo, su kesintilerinin geçici bir bakım takvimi meselesi olmaktan ziyade; iklim uyumu, yönetişim, veri yönetimi ve altyapı yatırımı başlıklarında biriken yapısal açıkların semptomu olduğunu gösteriyor. 


 

Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

Share