TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

TEPAV Kurucu Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, Jeoekonomik Çalışmaları Merkezi Direktörü Feride Gülşen İnan ve Kıdemli Politika Analisti Berat Yücel’in ortak kaleme aldığı ve Journal for Conflict Transformation – Caucasus Edition dergisinde yayımlanan akademik çalışma, Ermenistan–Türkiye normalleşme sürecinin Güney Kafkasya’daki jeopolitik ve ekonomik dönüşüm bağlamında kritik bir dönemece girdiğine işaret ediyor.
TEPAV Kurucu Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, Jeoekonomik Çalışmaları Merkezi Direktörü Feride Gülşen İnan ve Kıdemli Politika Analisti Berat Yücel tarafından kaleme alınan “Ermenistan–Türkiye Normalleşme Süreci Kritik Bir Eşikte” başlıklı makale, Journal for Conflict Transformation – Caucasus Edition dergisinde 6 Ocak 2026’da yayımlandı. Çalışma, “Reworking Regional Enmities: Strategic Directions for Armenia, Azerbaijan, and Türkiye in a Post-2025 Order” başlıklı özel sayı kapsamında okuyucuyla buluştu.
Makale, Ermenistan–Türkiye normalleşme sürecinin mevcut aşamasını Güney Kafkasya’da değişen jeopolitik ve ekonomik dengeler çerçevesinde ele alıyor. Yazarlar, son dönemde yoğunlaşan diplomatik temasların, sembolik normalleşme adımlarının ötesine geçilerek somut ekonomik iş birliği, bölgesel bağlantısallık ve güven artırıcı önlemler açısından önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor.
Çalışmada Türkiye’deki bölgesel gelişmişlik farkları da özel bir başlık altında inceleniyor. Özellikle Doğu Anadolu’nun, ülkenin diğer bölgelerine kıyasla daha düşük bir kalkınma düzeyine sahip olduğuna dikkat çekilen analizde, Ermenistan ile normalleşmenin her iki ülke için karşılıklı ekonomik kazanımlar yaratabileceği ve bölgesel istikrara katkı sağlayabileceği vurgulanıyor.
Bu çerçevede turizm, normalleşme sürecinde kısa vadede hayata geçirilebilecek, somut sonuç üretme potansiyeli yüksek bir başlangıç alanı olarak öne çıkıyor. Turizmin, sınır bölgelerinde ekonomik canlılığı artırabileceği ve toplumlar düzeyinde barış sürecine yönelik desteği güçlendirebileceği değerlendiriliyor.
Makale ayrıca, Ermenistan–Türkiye sınırının açılmasıyla mümkün hale gelecek sınır ötesi ulaşım ve bağlantı projelerinin önemine işaret ediyor. Bu projelerin, Ermenistan’ın ticaret ortaklarını ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmesine katkı sağlayarak Rusya’ya olan ekonomik bağımlılığı azaltabileceği ve ülkenin ekonomik dayanıklılığını güçlendirebileceği belirtiliyor.
Araştırma süreci, Avrupa Birliği Dış Politika Araçları tarafından desteklendi. Makalede yer alan görüşlerin yazarlara ait olduğu ve Avrupa Birliği’nin resmi görüşlerini yansıtmak zorunda olmadığı ifade edildi.
Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.