TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

Politika Notu / Batuhan Küpeli, Ekin Dağlı
Türkiye’de yükseköğretim sistemi, 2006 sonrasında başlatılan “her ile bir üniversite” politikasıyla tarihindeki en kapsamlı niceliksel genişleme sürecine girmiştir. 2008 yılı itibarıyla bu hedefe ulaşılmış ve Türkiye’nin tüm illerinde üniversite yapılanması sağlanmıştır. Bu yaygınlaşma, üniversiteye kayıtlı öğrenci sayısında da dikkat çekici bir artışı beraberinde getirmiştir.
Ancak yükseköğretimdeki bu niceliksel büyüme, aynı ölçüde niteliksel bir gelişmeye dönüşememiştir. Türkiye’de üniversite sayısındaki artışa karşın eğitim kalitesinde, araştırma kapasitesinde ve akademik özgürlüklerde kayda değer bir ilerleme gözlenmemiştir. Özellikle akademik özgürlüklerde yaşanan gerileme, niteliksel dönüşümü olumsuz etkileyen faktörlerden biri olmuştur.
Niceliksel genişlemenin niteliksel gelişmeyle desteklenememesinin, yalnızca yükseköğretim alanında değil, işgücü piyasasında da önemli yansımaları olmuştur. Üniversite mezunları arasında alan-beceri uyumsuzluğu belirginleşmiş, buna paralel olarak istihdama dâhil olamayan yükseköğrenim mezunlarının oranı artmıştır. Bu süreçte, daha nitelikli eğitim alan gençlerin işsizliği daha kronik bir hale gelmiştir. Yeni mezunların iş bulma umudu zayıflarken istihdam edilen gençlerin ortalama gelirleri azalmakta ve genç yoksulluğu artmaktadır.
Hesaplamalarımıza göre, her yıl yaklaşık 114 bin üniversite mezunu, eğitimdeki nitelik eksikliği sebebiyle işgücü piyasasına dezavantajlı biçimde katılmaktadır. Yükseköğretim politikaları, bu yüzden genç mezunları istihdama dahil ederken yüksek verimli ve ölçeklenebilir hizmetleri öncelemelidir.
Bu politika notunun ilk bölümünde, Türkiye’de yükseköğretim sisteminin niceliksel genişlemesi sonucunda ortaya çıkan niteliksel sorunlar ve bunların işgücü piyasasına yansımaları analiz edilmekte; ikinci bölümde ise Dani Rodrik’in “good jobs” olarak tanımladığı, günümüzde verimlilik ve beceri artışını eş zamanlı teşvik eden sektörlerin, özellikle turizm ve hizmetlerin stratejik biçimde desteklenmesinin, Türkiye’nin yükseköğretim-istihdam dengesini güçlendirmede oynayabileceği rol değerlendirilmektedir.
Politika notuna buradan ulaşabilirsiniz.