TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


Değerlendirme Notu / Senem Dartar
Türkiye, çevre kirliliğini azaltmak amacıyla tek kullanımlık bazı plastik ürünlerin piyasaya arzını kısıtlamayı öngören yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik” taslağı, Sıfır Atık vizyonu ve döngüsel ekonomi politikalarının bir parçası olarak plastik atıkların azaltılmasını hedefliyor. Taslağa göre bazı ürünlerde kısıtlamaların 1 Eylül itibarıyla yürürlüğe girmesi, bazı ürünler için ise uygulamanın 2027 yılına kadar kademeli olarak devreye alınması planlanıyor.
Düzenlemenin temel amacı, doğada çözünmesi uzun yıllar süren ve geri dönüştürülmesi zor olan tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımını azaltmak. Günlük hayatta yaygın olarak kullanılan plastik bardaklar, yemek ve içecek kapları, plastik çatal-kaşık-bıçaklar, kulak temizleme çubukları ve balon çubukları gibi ürünler bu kapsamda değerlendirilen başlıca ürünler arasında yer alıyor. Taslak metinde ayrıca bazı ürünlerde tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik “plastik içeren ürün” işaretlemesi yapılmasına ilişkin hükümler de bulunuyor.
Tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemeler yalnızca atık yönetimi açısından değil, hızla büyüyen plastik kirliliği sorununun küresel boyutu nedeniyle de gündeme geliyor. OECD’nin yayımladığı Global Plastics Outlook raporuna göre küresel plastik üretimi son yirmi yılda hızla artarak 2019 yılında 460 milyon tona ulaştı ve plastik atıkların yalnızca %9’u geri dönüştürülebiliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ise her yıl 19 ila 23 milyon ton plastik atığın nehirler, göller ve denizler gibi su ekosistemlerine sızdığını tahmin ediyor.
Plastik kirliliği aynı zamanda iklim değişikliğiyle de doğrudan bağlantılı. Geneva Environment Network’ün plastik ve iklim ilişkisini ele alan çalışmasında, plastiklerin yaklaşık %99’unun petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıt türevlerinden üretildiği belirtiliyor. Minderoo–Monaco Plastics and Human Health Commission’ın hesaplamalarına göre plastik üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonları 2015 yılında yaklaşık 1,96 milyar ton CO₂ eşdeğerine ulaştı. OECD’nin plastik ve iklim ilişkisini inceleyen çalışmaları ise plastiklerin yaşam döngüsüne bağlı sera gazı emisyonlarının 2019’da yaklaşık 1,8 gigaton CO₂ eşdeğerine, yani küresel emisyonların yaklaşık %3,7’sine karşılık geldiğini gösteriyor. Üstelik son araştırmalar bu ilişkinin tek yönlü olmadığını ortaya koyuyor. Frontiers in Science dergisinde yayımlanan bir değerlendirme, artan sıcaklıkların, aşırı hava olaylarının ve değişen yer sistemi süreçlerinin plastiklerin doğadaki hareketini ve parçalanmasını hızlandırdığını gösteriyor.
Değerlendirme notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

16/03/2026

14/03/2026

13/03/2026

13/03/2026

10/03/2026