The articles and opinions on the TEPAV website are solely those of the authors and do not represent the official views of TEPAV.
© TEPAV, all rights reserved unless otherwise stated.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Campus, Section 2, 06560 Söğütözü-Ankara
Phone: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV is a non-profit, non-partisan research institution that contributes to the policy design process through data-driven analysis, adhering to academic ethics and quality without compromise.

Değerlendirme Notu / H. Ekrem Cünedioğlu, Günbey Korkmaz
Türkiye’de son on yılda çalışma süreleri istatistiksel olarak kısalırken toplumsal düzeyde hissedilen “zamansızlık”, paradoksal biçimde derinleşmiştir. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2015’te 46,8 saatten 2025’te 42,6 saate gerilemiştir. Ancak aynı on yıllık periyotta, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Zaman Kullanım Araştırması’na (ZKA) göre hafta içi zamanını yetersiz bulanların oranı toplamda %24,5’ten %30,6’ya çıkmıştır. Bu artış erkeklerde %25,4’ten %29,3’e, kadınlarda ise %23,6’dan %31,9’a ulaşarak belirgin bir toplumsal cinsiyet asimetrisi de üretmiştir. Ülke genelinde çalışma süresi kısalmış, fakat zamana yönelik kıtlık algısı büyümüştür. Bu tablo, temel sorunun ne kadar zamanımız olduğu değil, o zamanı kimin yönettiği gerçeğine işaret etmektedir.
Keynes (1931), ekonomik ilerlemeyle birlikte torunlarının kuşağının haftada yalnızca 15 saat çalışacağını öngörmüş ve asıl sorunun geri kalan devasa serbest zamanın nasıl doldurulacağı olacağını yazmıştı. Ancak bu öngörü tutmadı. Crafts’ın (2022) hesaplamalarına göre haftalık çalışma süresi Keynes’in beklediğinin çok altında bir hızla kısalmıştır. Bireylerin serbest zaman bütçesindeki asıl genişleme günlük çalışma saatlerinin kısalmasından ziyade, beklenen yaşam süresinin uzamasıyla gerçekleşmiştir. Öyle ki, emeklilik döneminin genişlemesi sayesinde 20 yaşındaki bir bireyin yaşamı boyunca bekleyebileceği toplam serbest zaman 1931-2011 periyodunda %42,4 artmıştır. Fakat az çalışmak ile zamana hükmetmek aynı şey değildir. Keynes’in gözden kaçırdığı kritik nokta da buydu: Mutlak ihtiyaçlar doyuma ulaşsa bile, başkalarıyla karşılaştırmadan beslenen göreli ihtiyaçlar, büyümenin açtığı boşluğu hızla yeni istekler ve yeni tür bir meşguliyetle doldurmaktadır.
Bu çalışmanın temel tezi şudur: Türkiye’deki kronik zamansızlık algısı fiili bir saat kıtlığından ziyade, zaman üzerindeki kontrolün kaybından beslenmektedir ve bu kayıp mekanizması iki farklı katmanda işlemektedir.
Birinci Katman (Dışsal Kısıtlar): Birey bir faaliyeti arzulamakta, ancak bakım altyapısının yokluğu, kentsel ulaşımın öngörülemezliği veya işgücü piyasasının dayattığı çalışma düzeni gibi dışsal engeller buna izin vermemektedir.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

10/08/2026

07/08/2026

30/07/2026

30/07/2026

29/07/2026