TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


Değerlendirme Notu / Sercan Sevgili, Ibtisam Ur Rehman, Elifnaz Kamalak
Küresel tedarik zincirleri, son yıllarda yalnızca üretim ve talep koşullarıyla değil, kritik ulaşım geçitlerinde yoğunlaşan jeopolitik risklerle de şekillenmektedir. Süveyş-Kızıldeniz hattında süregelen yoğunluk sorunlarının ardından İran çevresinde tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini ve enerji taşımacılığını yeniden küresel ekonominin temel kırılganlıklarından biri hâline getirmiştir. Hürmüz ve Babülmendep gibi stratejik geçitlerde gemilerin güzergâh değiştirmesi, geçişlerin yavaşlaması ve taşımacılık risklerinin artması; enerji fiyatlarından sigorta ve navlun maliyetlerine kadar uzanan yeni baskılar yaratmaktadır.
Bu gelişmeler, küresel ticaretin sınırlı sayıdaki deniz geçidine bağımlılığını bir kez daha görünür kılarken Avrupa açısından ikinci bir kırılganlık alanı ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliğinin etkileri Avrupa’da artık öngörülen gelecek riskleri olmanın ötesine geçmekte, yaz aylarında üretimi, sağlık ve altyapıyı zorlayan güncel bir baskı faktörüne dönüşmüştür. Copernicus verilerine göre Avrupa küresel ortalamadan yaklaşık iki kat daha hızlı ısınırken 2026 Haziran’ı Batı Avrupa’da en sıcak ay olarak raporlanmış, bu durumun etkileri kuraklık, su stresi ve ısıya bağlı artan sağlık riskleriyle kaydedilmiştir (Copernicus Climate Change Service [C3S], 2025). Son yıllarda Avrupa sıcaklık dalgalarına maruz kalsa da 2026 yazında yaşanmakta olan sıcak hava dalgaları bölge için iklim değişikliğinin kriz boyutlarına tırmandığını işaret etmektedir. Fransa ve İspanya’da geniş çaplı orman yangınları, Yunanistan’da kitlesel tahliyeler, Birleşik Krallık’ta kuraklık uyarıları ve tekrarlayan aşırı sıcaklıklar hem ekosistemleri hem de ekonomik faaliyetleri baskı altına almıştır (Copernicus Climate Change Service [C3S], 2025; World Meteorological Organization [WMO], 2026). Bu gelişmeler iklim değişikliğiyle yaşanan sıcak hava dalgalarının sadece meteorolojik olaylar olmadığını, su kaynakları, tarım, sağlık, enerji talebi ve ulaşım sistemlerinde zincirleme etkiler yaratan krizler olduğunu göstermektedir. Küresel düzlemde dış ticaret yolları jeopolitik gerilimlerle kesintiye uğrarken, kıta içindeki üretim ve dağıtım sistemi de iklim değişikliğinin neden olduğu düşük su seviyeleriyle karşı karşıyadır. Başka bir ifadeyle Avrupa ekonomisi, bir yandan enerji ve ham madde tedarik ettiği dış koridorlarda güvenlik kaynaklı darboğazlarla mücadele ederken diğer yandan kendi sanayi merkezlerini limanlara bağlayan başta Ren ve Tuna olmak üzere iç suyollarında iklim kaynaklı bir kapasite kaybı yaşamaktadır. Bu iki faktörün birleşimi ise küresel tedarik zincirlerindeki mevcut kırılganlıklara eklenen yeni bir üretim ve ticaret riski olarak değerlendirilmelidir.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

05/08/2026

01/08/2026

31/07/2026

31/07/2026

29/07/2026