TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


Değerlendirme Notu / Bozkurt Aran
Dünya Ticaret Örgütü tarafından 15 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan World Trade Report 2026, “A Critical Juncture for the World Trading System” başlığını taşımaktadır. Rapor, kısa dönemli ticaret tahminlerini yer vermenin ötesinde, çok taraflı ticaret sisteminin tarihsel gelişimini, ekonomik değerini ve bugün sistemi zorlayan yapısal dönüşümleri inceleyen kurumsal ve analitik bir rapordur. Raporda belirli bir reform önerisi yer almamaktadır. DTÖ üyesi 166 ülkenin anlaşması gereken alanları ve hareketsizliğin ekonomik maliyetini ortaya koymaktadır.
Raporun takdimini yapan DTÖ Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, “Küresel ticaret ortamının önemli ölçüde değiştiğini, ancak sistemin temel mantığının, yani tüm ekonomilerin tek taraflı hareket etmek yerine iş birliği yapmalarının daha yararlı olduğu düşüncesinin bugün her zamanki kadar geçerliliğini koruduğunu” ifade etmişti. Dr. Ngozi, ayrıca DTÖ üyeleri için mevcut durumun bir seçenek olmadığını kabul ederek şu anda reform çalışmalarına aktif olarak katıldıklarını ve çok taraflı ticaret sistemin daha önce de onarılmış ve yenilenmiş olduğu dikkate alındığında; bunun tekrar yapılabileceğine inandığını ifade etmiştir.
Çalışmanın ana tezi dikkat çekicidir. Bugünkü sorunların önemli bir kısmının DTÖ sisteminin başarılarının sonucu olduğu belirtilmektedir. GATT ve ardından kurulan DTÖ, gümrük tarifelerini azaltarak ve ticaret politikasının öngörülebilirliğini artırarak dünya ekonomisinin olağanüstü ölçüde bütünleşmesini sağlamıştır. Ancak bu sürecin aynı zamanda ticari sürtüşmeleri daha karmaşık hale getirdiği de ileri sürülmektedir. Küresel ticaretin, üyelerin ekonomik ağırlıklarını değiştirmesi sonucunda, gelişmiş ülkelerin iç düzenlemelerinin bu defa küresel ticaretin merkezine aşınmasına neden olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla korunması gereken husus mevcut kuralların aynen muhafazası değil, kurala dayalı iş birliğinin yeni koşullara uyarlanması olduğu ileri sürülmektedir.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.