TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


Değerlendirme Notu / Tülin Daloğlu
ABD ve İsrail ortaklığında İran’a karşı 28 Şubat sabahı “Epik Öfke” adıyla tercihten doğan bir savaş başladı. Amerikan Başkanı Donald J. Trump, kararın öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile 15 kez görüştüğünü söyledi. Ancak İsrail’in ABD’yi İran’la savaşa sürüklediği iddialarını reddederek, kendisinin İsrail’i bu durumun içine sürüklemiş olabileceğini aktardı. Amerikan Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bu önleyici saldırıya karar verirken İran’ın ABD, İsrail veya herhangi bir ülke tarafından saldırıya uğraması durumunda, ABD’ye karşılık verecek olmasının son derece açık olduğuna vurgu yaparak, saldırılmayı beklemek yerine saldırmayı tercih ettiklerini aktardı. Kısmen çelişkili gibi görünen bu açıklamalar ya da kimin kimi neye ikna etmiş olabileceği yönünde bitmek bilmeyen sorgulamalar ve Cenevre’de İran’la müzakere süreci noktalanmamışken gelen bu savaş kararı, Amerika’nın ne yapmaya çalıştığı üzerine kafaları karıştırdı. Bu yazı tüm bu kafa karışıklıklarını giderebilme iddiasında olmasa da Trump yönetiminin bu saldırıya giden süreçte nasıl bir zihin haritasına sahip olduğuna dair bir fikir verebilir. Ayrıca, saldırının uluslararası hukuk bakımından nasıl konumlandığı ve bunun küresel düzen üzerindeki etkilerine de değinecektir.
Trump neden şimdi saldırı kararı verdi?
ABD Başkanı Trump’ın neden 28 Şubat’ta saldırı kararını verdiğini, ama bunun neden önceki, ertesi, bir ay sonraki veya daha ötesinde bir tarih olmadığını kesin olarak bilme imkânımız yok. Ancak İsrail Savunma Bakanı Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Kasım ayında İran’ın ruhani lideri Seyid Ali Hamaney’i öldürme kararını verdiğini ve aralık sonunda ekonomik sıkıntılardan ötürü başlayan rejim karşıtı protestoların kendileri için de koşullar yarattığını açıkladı. Katz, İran rejiminin bu protestolardan ötürü İsrail’e ve bölgedeki Amerikan güçlerine saldırmasından çekindiklerini de sözlerine ekledi. Bu da Rubio’nun açıklamalarının perde arkasına dair kısmi bir fikir verebilir. Ancak saldırının neden gece yarısı değil de Tahran’da sabah 09.45’te başladığına dair net bir anlatı var.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.