TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

Politika Notu / Bezar Eylem Ekinci
Kıbrıs için getirilen çözüm önerilerinde karşımıza çıkan temel kavramlardan biri olan “siyasi eşitlik”, Kıbrıs sorununda uzun zamandır tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Bu çalışma, müzakere süreçlerinde sıkça kullanılan bu kavramın, öncelikle teorik olarak neyi ifade ettiğini, ardından Kıbrıs bağlamında nasıl değerlendirildiğini ve hangi anayasal mekanizmalar üzerinden tartışıldığını incelemeyi amaçlamaktadır.
Siyasi eşitlik kavramı genel olarak bireylerin siyasal süreçlere eşit katılımı ve temsil edilmesi düşüncesiyle ilgilidir. Kıbrıs bağlamında siyasi eşitlik, öncelikle Kıbrıslı Türklerin nüfus bakımından azınlıkta olmaları nedeniyle devlet işleyişine etkin katılımlarını güvence altına almaya yönelik bir ilke olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, siyasi eşitlik ilkesini esas olarak kurumsal ve hukuksal düzenlemeler üzerinden ele almaktadır. Bu çerçevede, olası bir devlet modelinde siyasi eşitliğin hangi anayasal mekanizmalar aracılığıyla somutlaştırıldığı ve Kıbrıs’ta bugüne kadar geliştirilen model önerilerindeki tanımlara genel bir bakış sunulacaktır.
Siyasi eşitlik konusunu ele alırken bazı konulara işaret edilmesi önemlidir. Kıbrıs sorununda siyasi eşitliğin, yalnızca nüfus üzerinden anayasal düzenlemelerle sınırlı bir mesele olmadığı, toplumsal, ekonomik ve siyasal dinamiklerle de doğrudan bağlantılı olduğu vurgulanmalıdır. Bir yandan nüfus bakımından azınlıkta kalan toplumun devlet işleyişine etkin katılımını güvence altına almayı, diğer yandan ise toplumsal aidiyetlerden bağımsız ortak demokratik etkileşim alanların varlığını da dikkate almak önemlidir. Bu bağlamda, Kıbrıs’ta iki toplum arasında yalnızca farklılıkların değil, ortak toplumsal deneyimlerin de bulunduğuna dikkat çekmek gerekir. Gerçekten de iki toplumun ortak sendikal yapılar içerisinde bir araya gelebildiği ve örneğin 1940’lı yılların sonunda maden işçilerinin kitlesel grevler gerçekleştirdiği bilinmektedir. Bu durum, Kıbrıs’taki toplumsal ilişkilerin yalnızca çoğunluk ve azınlık ayrımı ekseninde şekillenmediğini, belirli dönemlerde ortak sınıfsal ve toplumsal mücadele zeminlerinin de ortaya çıkabildiğine işaret etmektedir. Bunlara ek olarak, günümüzde karma evlilikler, çok katmanlı aidiyet biçimleri ve toplumlar arası sosyal ilişkilerin artması, siyasi eşitliğin yalnızca katı toplumsal kimlik kategorileri üzerinden tanımlanmasını da güçleştirmektedir.
Politika notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

06/06/2026

06/06/2026

02/06/2026

02/06/2026

02/06/2026