TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


Değerlendirme Notu / A. Senem Dartar
Neden şimdi? İklim politikasında yeni bir aşama
Küresel iklim politikası son yıllarda kritik bir eşikten geçerek hedef koyma ve taahhüt verme döneminden uygulama ve dönüşüm odaklı yeni bir evreye girdi. Bugün tartışma, hedeflerin ne kadar iddialı olduğundan çok bu hedeflerin ekonomi ve toplum içinde nasıl hayata geçirileceği, nasıl karşılık bulacağı ve nasıl anlatılacağı etrafında şekilleniyor. Bu nedenle iklim politikasının başarısı artık yalnızca teknik hedeflerle değil; yönetişim kapasitesi, politika uyumu ve etkili bir iletişim çerçevesiyle birlikte değerlendiriliyor.
Bu yeni evre, hedeflerin artırılmasından çok uygulama kapasitesi ile uygulama ihtiyacı arasındaki açığı daha görünür hale getiriyor. Hükümetler ve şehirler son yıllarda iklim hedeflerini ve planlarını genişletmiş olsa da, bu hedeflerin sahaya yansıması aynı hızla ilerlemiyor.
Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) Altıncı Değerlendirme Raporu’na (AR6) göre, hedeflerdeki genişlemeye rağmen uygulama hızı, kapsayıcılık ve finansman alanlarında ciddi boşluklar varlığını koruyor. Bilimsel bilgi ile uygulama kapasitesi arasındaki mesafe, önümüzdeki dönemin en kritik gerilim alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında yürütülen Küresel Durum Değerlendirmesi süreci ve COP30 müzakerelerinde öne çıkan tartışmalar, bu tabloyu daha da netleştirdi. Son müzakereler, küresel iklim gündeminin yeni hedefler açıklamaktan çok mevcut hedeflerin nasıl uygulanacağına odaklanan bir aşamaya geçtiğini ortaya koyuyor. İklim politikası artık sadece çevre başlığı altında ele alınabilecek bir alan değil; kalkınma, enerji güvenliği, istihdam, sanayi politikası ve dayanıklılık tartışmalarıyla birlikte düşünülmek zorunda. “Uygulama on yılı” vurgusu da iklim hedeflerinin yerel gündemde somut ekonomik ve toplumsal karşılık üretmeden kalıcı olamayacağını daha açık biçimde gündeme taşıyor.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

27/02/2026

26/02/2026

22/02/2026

19/02/2026

17/02/2026