TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.
Türkiye, kendi teröristleri ile mücadele etmek için sağdan soldan istekte bulunuyor ama başkalarının teröristleri ile ilgili adım atmıyor.
Şubat 2013 sonu itibariyle, Finansal Eylem Görev Grubu (FATF) Türkiye’nin üyeliğini askıya alacak. Sebep, Türkiye’nin terörizmin finans kaynaklarının kurutulmasına ilişkin bir yasayı hâlâ çıkarmamış olması. Türkiye, kendi teröristleri ile mücadele etmek için sağdan soldan istekte bulunuyor ama başkalarının teröristleri ile ilgili adım atma konusunda isteksiz görünüyor. Yasa hâlâ çıkmadı. Bugünlerde Adalet Komisyonu’nda ele alınacak. Yasa çıkmaz ve FATF üyeliğimiz askıya alınırsa bir ilk gerçekleşmiş olacak. Türkiye ilk kez uluslararası toplumun dışına çıkacak. Listede adımız bundan böyle Kuzey Kore ve İran’ın yanına yazılacak. Sistemin paryaları ile birlikte anılacağız. Dünyanın ilk yirmi ülkesi arasında bu parya listesine girmiş başka bir ülke yok. Onu da not edeyim. Dünyanın gidişinden hoşnut olmayabilirsiniz. Ama yeni bir dünya kuramayanın eskisine katlanmak zorunda olduğunu akılda tutmak zorundayız.
Buyurun işte size bir test imkânı. İstanbul Finans Merkezi işi ciddiyse bu yasanın uluslararası kamuoyunu mutlu edecek biçimde çıkması gerekiyor.
Şimdi diyeceksiniz ki nedir bu FATF? FATF, OECD bünyesinde 1989 yılında kurulmuş Paris merkezli bir hükümetler arası kuruluş: Kara para aklama, terörizmin finansmanı ve uluslararası finans sisteminin bütünlüğüne gölge düşüren diğer tehditlere karşı mücadele eden temel uluslararası kuruluş konumunda. BM Güvenlik Konseyi ise bu noktada finansal suçun tanımını yapmakla görevli. Başlangıçta aslen kara para aklamaya karşı mücadele eden kuruluş 11 Eylül’den sonra terörizmin finansmanı konusuna daha fazla odaklanmaya başlamış. Türkiye, 1991’den bu yana FATF üyesi.
Dünyada işlerin gidişinden hoşnut olmayabilirsiniz. Ben de değilim. Doğumuzdaki Pakistan’a mal gönderebilmek için malları önce batımızdaki Rotterdam ya da Hamburg Limanı’na göndermemiz gerekiyor. Doğrudan gönderemiyoruz. Dünyanın düzeni böyle. İyi mi? Kötü. Ama böyle.
Dünyanın iktisadi ağırlık noktasının Kuzey Atlantik’ten Çin’in batısına doğru kayıyor olmasının yeni bir dünyayı mümkün hale getirdiğini düşünmeye başlamış olabilirsiniz. Ben de aynı kanaatteyim. Sanayi üretimi dün dünya nüfusunun yüzde 15’inin iştigal konusuydu, şimdi yüzde 60’ı geçiyoruz. Elbette yeni bir dünya isteriz. Yeni karar alma mekanizmaları isteriz. Küresel krizle birlikte ilk kez güney-güney işbirliği daha manalı bir kavram haline gelmeye başladı. Ortaya çıkmaya başlayan yeni üretim merkezleri eski merkeze sımsıkı bağlı ama birbirlerine uzak mı uzak. Ulaştırma, ticaret, iletişim ve finansal işlem yolları hep Batı merkezli tasarlanmış durumda. Dünyanın düzeni böyle. İyi mi? Kötü. Ama böyle.
Diyelim sistemi değiştirecek doları rezerv para birimi olmaktan çıkaracaksınız. Bugün dünyada finansal işlemlerin yüzde 40’ı hâlâ dolar cinsinden. Hong Kong dahil Çin para birimi yuan cinsinden finansal işlemlerin olduğu alanda işlemlerin yalnızca yüzde 4’ü gerçekleştiriliyor. Çin büyüdü ama dünyanın düzeni hâlâ böyle. İyi mi? Kötü. Ama böyle.
Dünyanın düzeninin değişmesi için ortada bir tartışma platformu var. G20 tam da bu amaçla çalışıyor. Türkiye, bu konuları ve de terörizmin finansmanını önlemek için FATF kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin aklına gelen sakıncaları meşru platformlarda dile getirdi de onun için mi şimdi vaziyet böyle? Yok canım.
Adalet Komisyonu’ndaki yasa, dünyayı memnun edecek hali ile çıkmalıdır. Türkiye, uluslararası toplumun saygın bir üyesi olmaya devam etmelidir. Bizim parya listesinde işimiz yoktur. Durmak yok. Bizim daha yapacak çok işimiz var.
Bu köşe yazısı 22.012013 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayımlandı.
Burcu Aydın, Dr.
05/04/2025
Fatih Özatay, Dr.
04/04/2025
Burcu Aydın, Dr.
29/03/2025
Fatih Özatay, Dr.
28/03/2025
M. Coşkun Cangöz, Dr.
26/03/2025