TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

TEPAV Uluslararası Finansal Sistemler ve Bankacılık Politikaları Direktörü Dr. Çiğdem Koğar, Birleşmiş Milletler 2. Dünya Kadın Diplomasisi Forumu’nda yaptığı konuşmada, sürdürülebilir barışın yalnızca diplomatik süreçlerle değil; ekonomik dayanıklılık, kapsayıcı büyüme ve kadınların ekonomik liderliğiyle mümkün olabileceğini vurguladı. Koğar, konuşmasında TEPAV’ın ekonomik dayanıklılık, jeoekonomi ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki politika çalışmalarını da uluslararası kamuoyuyla paylaştı.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Uluslararası Finansal Sistemler ve Bankacılık Politikaları Direktörü Dr. Çiğdem Koğar, 24 Haziran 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nden çevrim içi olarak gerçekleştirilen 2. Dünya Kadın Diplomasisi Forumu’na (2nd World Forum on Women in Diplomacy) konuşmacı olarak katıldı.
United Nations Web TV üzerinden canlı yayımlanan ve "Women in Diplomacy: Influence in Conflict Resolution and Peacebuilding" temasıyla düzenlenen Forum, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararı doğrultusunda kadınların barış süreçlerindeki rolünü güçlendirmeyi ele aldı. Forumun açılış bölümünde Hillary Rodham Clinton, Ban Ki-moon ve Princess Nisreen El-Hashemite gibi uluslararası isimler yer alırken etkinlik diplomatları, politika yapıcıları, akademisyenleri ve uluslararası kuruluş temsilcilerini bir araya getirdi.
“Sürdürülebilir barış dayanıklı ekonomik sistemler gerektiriyor”
Dr. Koğar, Forumun "The Future of Multilateralism: Women in Diplomacy for Peace and Security" başlıklı oturumunda yaptığı konuşmada, günümüzde çatışmalar, insani krizler, iklim riskleri, ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik parçalanmanın barışın nasıl sürdürülebileceği sorusunu yeniden gündeme taşıdığına dikkat çekti.
"From Conflict to Prosperity: The Economics of Inclusive Peace" başlıklı konuşmasında kalıcı barışın yalnızca diplomatik müzakereler, ateşkesler ve siyasi uzlaşılarla sağlanamayacağını belirten Koğar, sürdürülebilir barışın umut, fırsat, kapsayıcılık ve ortak refah üreten dayanıklı ekonomik sistemler gerektirdiğini vurguladı.
Koğar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararının kadınların yalnızca çatışmaların mağduru değil, aynı zamanda çatışmaların önlenmesi, arabuluculuk ve barış inşasının temel aktörleri olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, kadınların barış müzakerelerine anlamlı katılımının barış anlaşmalarının kalıcılığını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti.

“Ekonomik diplomasi barışın önemli araçlarından biri”
Konuşmasında ekonomik diplomasinin barış diplomasisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Koğar, çatışmaların önlenmesi için siyasi diyaloğun yanı sıra ekonomik iş birliği, yatırım, ticaret, finansal kapsayıcılık ve bölgesel entegrasyonun da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kalıcı barışın yatırım ortamını iyileştirdiğini, ticareti teşvik ettiğini, risk primlerini düşürdüğünü ve kaynakların sürdürülebilir kalkınmaya yönelmesini sağladığını belirten Koğar, uluslararası finansal mimarinin de küresel barış mimarisinin önemli bir bileşeni olduğunu söyledi. Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, merkez bankaları ve uluslararası finans kuruluşlarının aldığı kararların toplumların istikrarını ve ekonomik dayanıklılığını doğrudan etkilediğini ifade eden Koğar, borç sürdürülebilirliği, finansmana erişim ve kalkınma finansmanının teknik konular olmanın ötesinde barış ve güvenlikle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
TEPAV’ın politika çalışmaları uluslararası platformda paylaşıldı
Koğar, Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasındaki konumunun diyalog, bağlantısallık ve iş birliğini önceleyen stratejik yaklaşımını şekillendirdiğini belirterek bu anlayışın arabuluculuk girişimleri, bölgesel ekonomik entegrasyon ve insani diplomasi çalışmalarına da yansıdığını ifade etti.
Koğar, bu stratejik yaklaşımın TEPAV'ın çalışmalarına da yansıdığını belirterek kurumun veri temelli politika araştırmalarıyla kurumsal kalite, ekonomik dayanıklılık ve kapsayıcı büyümenin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Kırılgan ve geçiş ekonomileri, enerji güvenliği, jeoekonomi ve stratejik ticaret koridorlarına ilişkin çalışmaların ise ticaret yolları, ulaştırma koridorları ve sınır ötesi ekonomik iş birliğinin uzun vadeli barış ve istikrar açısından taşıdığı önemi gösterdiğini ifade etti.
Barışın yalnızca diplomasi masalarında değil, aynı zamanda piyasalar, güçlü kurumlar ve ekonomik fırsatlar yoluyla da inşa edildiğini vurgulayan Koğar, bölgesel ticaret entegrasyonu ve ekonomik bağlantısallığın kalıcı barışın ön koşulları arasında yer aldığını söyledi.
“Kadınların ekonomik güçlenmesi yapısal bir gereklilik”
Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sosyal bir hedef olmanın yanı sıra aynı yapısal bir ekonomik gereklilik olduğunu belirten Koğar, TEPAV'ın kadınların ekonomik güçlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında yürüttüğü araştırma ve politika geliştirme çalışmalarına da değindi.
Koğar, TOBB iş birliğiyle Türkiye'nin 81 ilinde yürütülen kadın girişimciliği çalışmalarının kadın liderliğindeki işletmeleri görünür kılmak, desteklemek ve büyütmek açısından önemli bir platform oluşturduğunu ifade etti. TEPAV'ın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi çalışmalarının ise bölgesel eşitsizliklerin arttığı yerlerde ekonomik kırılganlığın da yükseldiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Kadınların iş gücüne katılımının sürdürülebilir büyüme ve sosyal kalkınma açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Koğar, eğitim, çocuk bakım hizmetleri, finansman ve insana yakışır istihdama erişimin güçlendirilmesinin toplumların tamamının dayanıklılığını artıracağını söyledi.
"Temsilden liderliğe geçmeliyiz"
Konuşmasının sonunda kapsayıcı ve kalıcı barış için üç temel öncelik öneren Koğar, kadınların ekonomik güçlenmesinin barış inşası stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi, ekonomik diplomasinin barış diplomasisinin temel unsurlarından biri olarak görülmesi ve çok taraflı iş birliğinin ekonomik karşılıklı bağımlılık temelinde güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Koğar konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Kadınların sadece temsil edilmesini değil, karar alma süreçlerinde gerçek liderlik üstlenmesini sağlamalıyız. Taahhütleri uygulamaya geçirmeli, kadınların sürece dahil olmalarından çok etki yaratmalarına odaklanmalıyız."
Dr. Çiğdem Koğar'ın konuşmasının tamamı United Nations Web TV üzerinden izlenebilmektedir.

27/06/2026

27/06/2026

27/06/2026

27/06/2026

23/06/2026