TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.


TEPAV ve Uluslararası Radikalizm Gözlemevi Derneği (URAD) iş birliğiyle hazırlanan "Klavye, Kürsü ve Aidiyet: Türkiye'nin Dijital Selefi Ekosistemi" başlıklı rapor yayımlandı. Açık kaynak verilerine dayanan çalışmada, YouTube merkezli dijital Selefi ağların yalnızca dinî içerik üretmediği; aynı zamanda yeni otorite, aidiyet ve dijital rehberlik ilişkileri oluşturduğu belirtildi. Raporda, dijital tebliğ faaliyetlerinin tek bir platform üzerinden değil, birbirini tamamlayan çok katmanlı bir iletişim ağı içinde yürütüldüğü ortaya konuldu.
TEPAV ve Uluslararası Radikalizm Gözlemevi Derneği (URAD) iş birliğiyle hazırlanan, "Klavye, Kürsü ve Aidiyet: Türkiye'nin Dijital Selefi Ekosistemi" başlıklı rapor yayımlandı.
Açık kaynak verilerine dayanan çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren YouTube merkezli Selefi dijital ağlar; görünürlük, içerik üretimi, dinî otorite biçimleri, gençlerle temas yöntemleri ve platformlar arası ilişkiler açısından incelendi. Raporda, dijital görünürlüğün tek başına toplumsal yaygınlığın göstergesi olarak değerlendirilmediği, ancak toplumsal eğilimlerle birlikte okunabilecek tamamlayıcı bir veri kaynağı sunduğu ifade edildi.
“Dijital platformların yeni otorite alanlarına dönüştü”
Raporda, dijital platformların yalnızca dinî içeriklerin paylaşıldığı mecralar olmadığı; takipçilerin dinî bilgiye eriştiği, aidiyet geliştirdiği ve otorite ilişkileri kurduğu yeni öğrenme alanlarına dönüştüğü belirtildi.
Çalışmada, YouTube'un düzenli derslerin arşivlendiği bir "sanal medrese", takipçiler arasında gelişen ilişkilerin ise "sanal cemaat" niteliği taşıdığı ifade edildi. Ders videoları, web siteleri, PDF arşivleri, kitaplar ve mesajlaşma uygulamalarının birlikte değerlendirilmesiyle dijital tebliğ faaliyetlerinin alternatif bir dinî eğitim ekosistemi oluşturduğuna dikkat çekildi.
“Gençlere ulaşmada gündelik hayat temalarının öne çıkıyor”
Raporda öne çıkan bulgulardan birini, dijital tebliğ ağlarının genç kitlelere ulaşmak için geliştirdiği içerik stratejileri oluşturdu.
Çocuklara yönelik animasyonlar, "Çocukça Sorular" başlıklı içerikler, hasbihal programları ile okul, aile, mahremiyet, kötü alışkanlıklar ve gündelik dinî rehberlik gibi başlıkların gençlerle temas kurmada öne çıktığı belirtildi. Bununla birlikte, söz konusu bulguların tek başına radikalleşme göstergesi olarak değerlendirilmediği, araştırmanın dijital temas biçimlerini ve iletişim ağlarını analiz etmeyi amaçladığı vurgulandı.
Çok katmanlı dijital ağ yapısı dikkat çekti
Raporda, dijital Selefi ekosisteminin tek bir platformla sınırlı olmadığına dikkat çekildi.
YouTube'un merkezde yer aldığı yapıda Telegram, WhatsApp, web siteleri, yayın faaliyetleri ve yüz yüze etkinliklerin birbirini tamamlayan bir iletişim ağı oluşturduğu belirtildi. Böylece dijital tebliğ faaliyetlerinin farklı platformlar arasında kurulan bütünleşik bir ekosistem içinde sürdürüldüğü ifade edildi.
Yasaklayıcı değil, ayrıştırıcı yaklaşım önerisi
Raporda, dijital dinî ağların izlenmesinde yasaklayıcı ve genelleyici yaklaşımlar yerine açık kaynak izleme, dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi, aile ve okul bağlarının desteklenmesi ile karşı anlatı geliştirilmesine dayalı politikaların benimsenmesi önerildi.
Çalışmada ayrıca, dijital dinî içerik üreten yapılara karşı yalnızca güvenlik odaklı politikaların yeterli olmayacağı; gençlerin dijital ortamdaki aidiyet arayışını dikkate alan kapsayıcı iletişim ve rehberlik mekanizmalarının güçlendirilmesinin önem taşıdığı ifade edildi.
Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

27/06/2026

27/06/2026

23/06/2026

22/06/2026

19/06/2026