TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

TEPAV Kurucu Direktörü Güven Sak, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 araştırması kapsamında yayımlanan özel sayı için kaleme aldığı değerlendirmesinde, ABD ile Çin arasındaki rekabetin ticaret savaşlarının ötesine geçerek teknoloji ve inovasyon alanında yoğunlaştığına dikkat çekti. Sak, Washington'da yeniden DARPA destekli inovasyon modelinin gündeme geldiğini belirterek bu dönüşümün Türkiye'nin sanayi ve ihracat stratejileri açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
TEPAV Kurucu Direktörü Güven Sak, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 araştırması kapsamında yayımladığı özel sayı için kaleme aldığı "ABD-Çin rekabeti ticaretten teknolojiye kayıyor" başlıklı değerlendirmesinde, küresel ekonomide değişen güç dengelerini ve bunların Türkiye'ye yansımalarını ele aldı.
Sanayinin küresel rekabetten teknolojiye, finansmandan yeşil dönüşüme uzanan gündemini farklı perspektiflerden ele alan özel sayıda Sak, son kırk yılda yaşanan küreselleşme sürecinin Çin'i yalnızca dünyanın üretim merkezi değil, aynı zamanda önemli bir inovasyon gücü haline getirdiğini belirterek ABD'nin buna verdiği yanıtın artık ticaret politikalarının ötesine geçtiğine dikkat çekti.
Washington'da yeniden DARPA modeli gündeme geldi
ABD'de bugün temel tartışmanın Çin'in yapay zekâ ve ileri teknolojilerde liderliği ele geçirme ihtimali etrafında şekillendiğini belirten Sak, bu nedenle Washington'da, Soğuk Savaş döneminde ABD'nin teknolojik üstünlüğünde önemli rol oynayan DARPA destekli inovasyon modelinin yeniden güçlendirilmesinin gündeme geldiğini ifade etti. Bunun, küresel rekabetin ticaretten teknoloji ve inovasyon alanına kaydığının en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.
Çin üretimden inovasyona uzanan dönüşümünü tamamladı
Çin'in küresel ekonomiye başkalarının öngördüğü şekilde değil, kendi stratejik öncelikleri doğrultusunda entegre olduğunu belirten Sak, "Çin bugün hem üretim hem de inovasyon merkezi konumuna yükseldi. Bu dönüşüm, küreselleşmenin en dikkat çekici sonuçlarından biri." ifadelerini kullandı. Sak, aynı dönemde Türkiye ve Hindistan'ın da önemli sanayi dönüşümleri yaşadığına dikkat çekti.
Trump tarifeleri Türkiye'nin rekabet koşullarını değiştirdi
ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifelerin yalnızca iki ülke arasındaki ticareti etkilemediğini, Çin'in ihracatını farklı pazarlara yönlendirmesiyle birlikte Türkiye'nin geleneksel ihracat pazarlarında Çin rekabetinin belirgin biçimde arttığını ifade eden Sak, bu gelişmenin Türk sanayisinin uzun yıllardır benimsediği "İç pazarda sıkışırsan dış pazara yönel" yaklaşımını zorlaştırdığını belirtti.
Sak, "Ben şimdi ona Çin rekabeti diyorum ama rekabeti kızıştıran dengesizliğin kaynağı Trump." değerlendirmesinde bulundu.
Teknoloji yeni rekabet döneminin belirleyicisi oldu
Ülkelerin rekabet gücünü artık yalnızca üretim kapasitesi ya da ticaret hacminin değil, teknoloji geliştirme ve inovasyon ekosisteminin belirlediğini vurgulayan Sak, Türkiye'nin de değişen küresel dengeleri dikkate alarak sanayi politikalarını ve rekabet stratejisini bu yeni rekabet ortamına göre yeniden şekillendirmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

14/06/2026

11/06/2026

10/06/2026

10/06/2026

09/06/2026