TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

TEPAV’ın “Türkiye’de Gençlik Şiddeti” raporu, son dönemde artan okul saldırılarının münferit olaylar değil, ekonomik, toplumsal ve kurumsal baskıların birikimli sonucu olduğunu ortaya koyuyor. Gençlerde umut ve mutluluk düzeyindeki gerileme, suça sürüklenen çocuk sayısındaki artış ve silaha erişimin kolaylaşması, sorunun çok boyutlu yapısına işaret ederken; çözüm için eş zamanlı politika setlerine ihtiyaç vurgulanıyor.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından hazırlanan “Türkiye’de Gençlik Şiddeti: Nedenler, Mekanizmalar ve Politika Önerileri” başlıklı rapor yayımlandı. Çalışma, Nisan 2026’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta 24 saat içinde yaşanan iki okul saldırısından hareketle gençlik şiddetindeki artışı analiz ediyor.
Rapora göre, 2000–2014 döneminde oldukça sınırlı olan okul saldırıları, 2015 sonrasında belirgin biçimde artış eğilimine girdi. 2022 ve 2023 yıllarında zirve yapan saldırılar, 2026’da yaşanan olaylarla birlikte bu eğilimin sürdüğünü gösterdi. Türkiye’nin okul saldırısı oranlarının son yıllarda ABD seviyelerine yaklaşması da dikkat çekici bulgular arasında yer aldı.
Gençlerde umut azalıyor, şiddet riski artıyor
Raporda, gençlik şiddetinin artışı gerilim birikimi, göreli yoksunluk ve kurumsal bağların zayıflaması olmak üzere üç temel mekanizma üzerinden açıklanıyor.
Veriler, 18–24 yaş grubunda umut ve mutluluk düzeylerinin son on yılda ciddi şekilde gerilediğini ortaya koyuyor.
Öte yandan, gençlerin yüzde 84’ünün kendini göreli yoksunluk içinde hissettiği, yani sahip oldukları ile beklentileri arasındaki farkın büyüdüğü belirtiliyor. Rapora göre bu durum, özellikle sosyal medya etkisiyle daha da derinleşiyor.
Kurumsal kopuş ve ruh sağlığı altyapısı kritik eşik
Çalışma, gençlerin aile, okul ve kamu kurumlarıyla bağlarının zayıflamasının şiddet riskini artıran önemli bir faktör olduğuna işaret ediyor. Eğitimden kopuş, NEET oranlarının yüksekliği ve kurumsal güvenin düşmesi bu kopuşu derinleştiriyor.
Bununla birlikte, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında talep ile hizmet kapasitesi arasındaki makasın giderek açıldığı vurgulanıyor. Depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarının artmasına karşın, sistemin bu talebi karşılayacak ölçüde güçlenmemesi, riskleri büyüten bir unsur olarak öne çıkıyor.
Şiddeti mümkün kılan mekanizmalar genişliyor
Raporda şiddetin yalnızca neden artmadığı, aynı zamanda nasıl “düşünülebilir” ve “uygulanabilir” hale geldiği de analiz ediliyor.
Ahlaki çözülme, normatif erozyon ve kimlik boşluğu gibi faktörler şiddeti zihinsel olarak meşrulaştırırken; silaha erişim ve örgütsel ağlar bu eylemlerin hayata geçirilmesini kolaylaştırıyor. Dijital ekosistem ise tüm bu süreçleri hızlandıran yatay bir güçlendirici rol üstleniyor.
Çözüm için eş zamanlı politika seti önerisi
TEPAV raporu, gençlik şiddetiyle mücadelede tekil önlemlerin yetersiz kalacağını vurgulayarak yedi başlıkta politika önerisi sunuyor.
Bu öneriler arasında; ekonomik ve mesleki entegrasyon programlarının güçlendirilmesi, dijital okuryazarlığın artırılması, çok kurumlu erken uyarı ve müdahale sistemlerinin kurulması, onarıcı adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması, medya ve adalet alanında reformlar, gençler için aidiyet ve kimlik kanallarının açılması, silaha erişimin sınırlandırılması yer alıyor.
Rapora göre, gençlik şiddeti tek bir olayın değil, yaşam boyu biriken risklerin sonucu. Bu nedenle politika müdahalelerinin de eşzamanlı ve sürekli uygulanması gerekiyor.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

02/05/2026

01/05/2026

30/04/2026

29/04/2026

28/04/2026