TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.



Değerlendirme Notu / Murat Orkun Selçuk, Ece Berfin Ergezer
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı bitirmeye yönelik çabaların, en az İran’ın nükleer dosyası ya da Hürmüz Boğazı’nın durumu kadar, sıcak çatışmaların yaşandığı Basra Körfezi’nden uzaktaki Lübnan’da yaşanan gelişmelerden de önemli ölçüde etkilendiği görülmektedir. İran müzakere sürecinin başından beri “tüm cephelerde ateşkes” prensibi ile İsrail’in Hizbullah’a (ve dolayısıyla Lübnan’a) yönelik faaliyetlerini görüşmelerin bir parçası haline getirmiş, hatta İsrail’in operasyonlarını yoğunlaştırdığı dönemlerde müzakereleri dondurduğunu açıklamıştır.
İran’ın bölgede on yıllardır aktif çaba sarf ederek kurduğu ve Esad dönemi Suriye’si, Irak, Hizbullah, Hamas ve Yemen’deki Husiler gibi bileşenlerden oluşan bir sistem bulunmaktaydı. Her ne kadar 2020’lerden itibaren İsrail ve ABD’nin darbeleriyle kan kaybetmiş olsa da halen kısmen aktif olan ve hangi açıdan bakıldığına bağlı olarak “Direniş Cephesi”, “Şer Ekseni”, “Şii Hilali” vb. farklı şekillerde adlandırılan bu düzeneğin amacı İran anakarasını korumak ve cepheyi İran’dan mümkün olduğunca uzakta kurmaktı. Başka bir deyişle, İran’a yönelik olarak -özellikle İsrail tarafından- bir saldırı düzenlemeden önce iki defa düşünmek gerekiyordu zira böyle bir saldırıya sadece İran’ın kendisi değil, vekil güçleri asimetrik yöntemlerle cevap verebilirdi.
Yıllar içinde İsrail’in Hizbullah’a, Hamas’a, Suriye’deki Esad yönetimine ya da Yemen’deki Husilere yönelik saldırılarında İran, bizzat ve doğrudan bir karşı saldırı gerçekleştirmemişti. Her ne kadar Nisan 2024’te İran’ın Şam Büyükelçiliği’nin İsrail tarafından vurulması ve Ekim 2024’te Hamas Lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da bir İsrail saldırısı ile öldürülmesi nedeniyle İsrail’e füze saldırısı gerçekleştirmiş olsa da İsrail’in bu saldırılarının doğrudan İran’ı (Şam Büyükelçiliği ve Tahran) hedef aldığı söylenebilecekti.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

01/07/2026

30/06/2026

27/06/2026

27/06/2026

27/06/2026