TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

Değerlendirme Notu / Yusuf Tuna Alemdar, Enes Furkan Başpınar
Akademik özgürlük, uzun süre yalnızca akademinin kendi iç meselesi ya da hak savunuculuğunun konusu olarak görüldü. Oysa son on yılın verileri bambaşka bir tablo çiziyor. 2015-2025 döneminde dünyada 52 ülkede akademik özgürlük istatistiksel olarak anlamlı biçimde geriledi ve bu listenin üst sıralarında, otoriter rejimlerin yanında, Amerika Birleşik Devletleri gibi yerleşik demokrasiler de yer alıyor. Akademik özgürlük tartışması artık çevre ülkelerin sorunu değil, küresel bir kurumsal erozyon dalgasının parçasıdır. Türkiye ise bu dalganın istisnası değil, en derin vakalarından biridir.
Bu not, akademik özgürlüğü kavramsal, ölçümsel ve politika boyutlarıyla ele alıyor. Notun çıkış noktası, akademik özgürlük ile kurumsal özerkliğin devlet otoritesine alternatif ilkeler değil, devletin uzun vadeli bilgi, teknoloji ve beşerî sermaye kapasitesini koruyan kurumsal mekanizmalar olduğudur. Önce kavramın ne olduğu ve ne olmadığı netleştirilecek, ardından endekslerin neyi ölçüp neyi ölçmediği tartışılacak, son olarak Türkiye'nin yeri ortaya konacaktır. Nota iki katman daha eklenmektedir. Akademik özgürlük kaybının ölçülebilir bir faturası vardır ve bu fatura beşerî sermaye üzerinden ödenmektedir. Teşhisten reform çerçevesine giden bir yol da mevcuttur.
Şekil 1. Türkiye'de Akademik Özgürlük ve Hukukun Üstünlüğü Endeksleri, 0-1, 1900-2025
Kaynak: V-Dem, TEPAV görselleştirmesi
Tablonun büyüklüğünü Şekil 1 tek başına özetliyor. V-Dem verilerine göre Türkiye'de akademik özgürlük, Cumhuriyet tarihinin zirvesine 2000'li yıllarda ulaştı (0,56). Bugünkü seviye (0,09) ise yaklaşık olarak 1910'ların başındaki, yani II. Meşrutiyet yıllarındaki düzeye karşılık geliyor. Yüzyıllık seride 1933 Üniversite Reformu'ndan 1946 Özerklik Kanunu'na, 27 Mayıs sonrası 147'ler tasfiyesinden YÖK'ün kuruluşuna uzanan iniş çıkışların hiçbiri, 2013-2016 arasındaki kırılmanın derinliğine ulaşmıyor.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.