TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

Politika Notu / Kamal Malhotra
Bu makale, Trump 2.0 politikalarının Hindistan ekonomisinin kritik bir dayanağını oluşturan hizmetler sektörü üzerindeki etkilerini incelemektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin Hindistan’ın başlıca hizmet pazarı olduğu dikkate alındığında, Trump 2.0 dönemindeki son politika değişiklikleri, Hindistan’ın ABD’ye yönelik hizmet ihracatı açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Hindistan’ın ABD baskısı altında yapmak zorunda kaldığı son politika değişikliklerine örnek olarak “Google Vergisi”ni kaldırma kararı ve yabancı bulut hizmet sağlayıcılarına yönelik vergi muafiyetleri açıklaması gösterilebilir. Bu düzenlemeler, orantısız biçimde ABD şirketlerinin lehine sonuçlar doğurmaktadır. Bu değişen bağlamda makale iki temel zorluğu analiz etmektedir. Bunlardan ilki, Eylül 2025 tarihli H-1B vizesi politika reformlarıdır. Bu reformlar başvuru ücretlerini yirmi kat artırmış, yakın zamanda bir ABD federal mahkemesi tarafından yasa dışı vergi olarak nitelendirilmiş olsa da Trump Yönetimi tarafından temyize götürülmesi ve en az birkaç ay daha yürütmesinin durdurulması muhtemel görülmektedir. Ayrıca söz konusu reformlar, maaşa dayalı kademeli bir sistem getirerek 2023 yılında H-1B vizesi alanların yüzde 73’ünü oluşturan Hintli profesyonelleri dezavantajlı hâle getirmiştir. Makale, yalnızca ücret temelli zorlukları değil, aynı zamanda H-1B vizesinin pasaporta işlenmesi ve vize gecikmeleriyle ilgili sorunları da ele almaktadır. Bu sorunlar, Hintli H-1B başvuru sahiplerini ciddi ölçüde olumsuz etkilemeye başlamış; ayrıca gelecekteki H-1B başvuruları ve ABD’ye yönelik öğrenci başvuruları üzerinde de olası zincirleme etkiler yaratma potansiyeli taşımaktadır. İkinci zorluk ise ABD Kongresi’nde önerilen HIRE Yasası’dır. Bu yasa teklifi, hizmetlerini yabancı sağlayıcılara dış kaynak yoluyla devreden ABD şirketlerine yüzde 25 oranında özel tüketim vergisi getirmeyi ve bazı vergi avantajlarını kaldırmayı amaçlamaktadır. Bu durum, birçoğu Hintli dış kaynak hizmet sağlayıcılarının müşterisi ve bu sistemin yararlanıcısı olan ABD şirketleri açısından dış kaynak kullanım maliyetlerini önemli ölçüde artıracaktır. Bu mevcut ve olası gelişmeler, Hindistan’ın bilgi teknolojisi (BT) destekli hizmetlerini, gelişmekte olan Küresel Yetkinlik Merkezlerini ve ABD’den gelen döviz transferlerini tehdit etmektedir. ABD, son yıllarda Hindistan’a yönelik bu tür döviz girişlerinin ana, en önemli ve en hızlı büyüyen kaynağı hâline gelmiştir. ABD kaynaklı bu döviz transferleri, Hindistan’ın hem ticaret açıklarını hem de ödemeler dengesi durumunu dengelemeye yardımcı olmak açısından kritik önem taşımaktadır. Özellikle Mart 2026’dan itibaren Batı Asya krizinin Orta Doğu ve Batı Asya bölgelerinden Hindistan’a gelen döviz akışının sürekliliğini ve sürdürülebilirliğini tehdit etmesiyle bu önem daha da artmıştır. Makale, Hindistan’ın ileriye dönük olarak uzun süredir ertelenen stratejik yapısal reformları acilen hayata geçirmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu reformlar öncelikle güçlü yerli yüksek teknoloji istihdam sektörlerinin inşa edilmesini, ihracat pazarlarının ABD’nin ötesinde AB, Birleşik Krallık ve RCEP (Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık) üyesi ülkelere doğru çeşitlendirilmesini ve olası siyasi tepki riskleri eş zamanlı olarak yönetilirken ülke dışı operasyonların genişletilmesini içermelidir.
Politika notuna buradan ulaşabilirsiniz.

27/06/2026

27/06/2026

27/06/2026

23/06/2026

22/06/2026