TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

TEPAV’da düzenlenen toplantıda, Güney Kafkasya’nın Avrupa-Asya hattındaki yeni ticaret ve bağlantısallık rotalarında üstlenebileceği rol ele alındı. Uzmanlar, Türkiye-Ermenistan normalleşmesi ile Azerbaycan-Ermenistan barış sürecinin bölgesel lojistik ağlar, enerji hatları ve ekonomik entegrasyon açısından kritik bir döneme işaret ettiğini vurguladı.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından 12 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen “Regional Conflicts and Changing Trade Corridors: A Window of Opportunity for the South Caucasus” başlıklı yuvarlak masa toplantısında, Güney Kafkasya’daki jeopolitik dönüşüm, bölgesel bağlantısallık projeleri ve normalleşme süreçleri ele alındı.
Toplantının açılış konuşmasını TEPAV Kurucu Direktörü Güven Sak gerçekleştirdi. TEPAV Jeoekonomik Çalışmalar Merkezi Direktörü Feride İnan moderatörlüğündeki toplantıda Armenian Council Başkanı Areg Kochinyan, Conciliation Resources Program ve Barış İnşası Yetkilisi ve International Crisis Group Güney Kafkasya danışman analisti Konul De Moor, Democracy Development Foundation Direktörü Naira Sultanyan, International Crisis Group Türkiye Direktörü Nigar Göksel, Imagine Center for Conflict Transformation Programlar Direktörü ve Caucasus Edition Editörü Philip Gamaghelyan, Topchubashov Center Direktörü Rusif Huseynov, Carnegie Russia Eurasia Center uzmanı Zaur Shiriyev ve Applied Policy Research Institute of Armenia (APRI Armenia) Strateji ve Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Anahide Pilibossian yer aldı.
Güney Kafkasya’nın yeni jeoekonomik rolü tartışıldı
Toplantıda, Güney Kafkasya’nın son dönemde değişen küresel jeopolitik dengelerle birlikte Avrupa-Asya hattında yeniden stratejik önem kazandığı vurgulandı. Bölgedeki bağlantısallık projelerinin yalnızca lojistik ve ticaret açısından değil, siyasi normalleşme ve ekonomik entegrasyon bakımından da yeni fırsatlar yarattığı ifade edildi. Katılımcılar, özellikle TRIPP başta olmak üzere yeni bağlantısallık projelerinin bölgesel dönüşüm açısından kritik rol oynadığına dikkat çekti.
Bağlantısallık projelerinin farklı lojistik ağlarla entegre edilmesinin önemine işaret edilirken Hazar geçişindeki operasyonel gecikmelerin mevcut koridorların etkinliği açısından önemli bir sorun alanı olduğu değerlendirildi. Liman altyapıları ve lojistik süreçlerde iyileştirme yapılmasının gerekliliği vurgulanan toplantıda, bölgenin yalnızca transit güzergâh değil aynı zamanda ekonomik iş birliği alanı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Ekonomik entegrasyonun barış sürecine katkısı ele alındı
Toplantıda Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının bölgesel ekonomi üzerinde yaratabileceği etkiler de tartışıldı. Sınırların açılmasının yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, Doğu Anadolu’nun ekonomik potansiyeli, bölgesel turizm hareketliliği ve yeni ticaret hatlarının oluşumu bakımından da önemli sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. Nahçıvan, Türkiye ve Ermenistan’ı kapsayan ortak ekonomik bölgelerin oluşturulması ihtimali de gündeme gelen başlıklar arasında yer aldı.
ABD’nin TRIPP sürecine dahil olmasıyla birlikte yeni finansman ve iş birliği modellerinin geliştirilebileceğine dikkat çekilen toplantıda, bölgesel bağlantısallık projelerinin yalnızca devletler düzeyinde değil, yerel ekonomiler ve toplumlar açısından da somut fayda üretmesinin kalıcı barış açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı.
Barış süreci ve bağlantısallık aynı anda ilerliyor
Toplantıda, son yıllarda Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında doğrudan temasların artmasının ve savaş ihtimalinin azalmasının önemli bir değişim yarattığı değerlendirmesi öne çıktı. Bölgedeki siyasi atmosferin geçmişe kıyasla farklılaştığı belirtilirken, Ermenistan’da dış politika yaklaşımının çeşitlendirilmesi yönündeki tartışmaların sürdüğü ifade edildi.
Katılımcılar, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinde barış süreci, sınır belirleme çalışmaları ve bağlantısallık projelerinin birbirine paralel ilerlediğine dikkat çekti. Barış anlaşması müzakereleri, sınır belirleme çalışmaları ve Sovyet döneminden kalan ulaştırma bağlantılarının yeniden açılması gibi başlıkların aynı anda gündemde olduğu belirtildi.
Normalleşme sürecinin bölgesel dengelere etkisi değerlendirildi
Toplantıda, bölgenin açılmasının ekonomik faydaların tam olarak elde edilebilmesi için gerekli olduğu vurgulandı. Bu nedenle, Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci ile Azerbaycan-Ermenistan barış sürecinin birbirinden bağımsız olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
Toplantıda bölgenin Rusya-Ukrayna savaşı ve İran’daki gelişmeler arasında sıkıştığına işaret edilirken, Güney Kafkasya’da dayanıklılığı artıracak yeni ekonomik ve diplomatik mekanizmalara ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Gürcistan’ın giderek daha öngörülemez hale geldiği yönündeki değerlendirmeler çerçevesinde, Ermenistan’ın alternatif transit güzergâh olarak oynayabileceği rol de gündeme geldi.
Normalleşmenin toplumsal etkilerine dikkat çekildi
Toplantının kapanış değerlendirmelerinde, Ermeni ve Azerbaycanlı uzmanlar arasında son dönemde artan gayriresmî temasların birkaç yıl öncesine kıyasla önemli bir dönüşüme işaret ettiği ifade edildi. Doğrudan temasların ve uzman düzeyindeki görüşmelerin, normalleşme sürecinin toplumsal boyutunu güçlendirdiği değerlendirildi.
Soru-cevap bölümünde ise katılımcılar özellikle Türkiye-Ermenistan sınırının neden hâlâ açılmadığı, TRIPP’in uygulanabilirliği, barış sürecinin seçimlerle ilişkisi ve bölgesel iş birliğinin yalnızca ulaştırma projelerine indirgenip indirgenmediği başlıklarına odaklandı. Siyasi normalleşmenin ekonomik projeler üzerindeki doğrudan etkilerine dikkat çekilen toplantıda, mevcut kısıtlamaların bölgesel ticaret maliyetlerini artırdığı yönünde değerlendirmeler paylaşıldı.
Güven Sak'ın sunumu için tıklayınız.

14/05/2026

11/05/2026

09/05/2026

08/05/2026

04/05/2026