TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.



Değerlendirme Notu / Murat Orkun Selçuk, Hatice Varol Dağdelen, Seifeldin Sherif Abbas
Saddam Hüseyin’in devrildiği 2003 yılından bu yana son derece karmaşık bir seyir izleyen Irak iç politikası, bu yapısını Kasım 2025 seçimlerinde de sürdürmüştür. Nitekim meclisteki 329 sandalye için 38 parti, 31 koalisyon ve 75 bağımsız listenin yarışması bu çok parçalı yapının somut bir göstergesidir.
Siyasi aktörlerin çokluğu, değişken ittifaklar ve bağımsız adayların ağırlığı nedeniyle Irak'taki siyasi tablo fazlasıyla dinamik ve parçalı bir seyir izlemiştir. Bu durum, seçimlerin ardından meclis aritmetiğini netleştirmeyi zorlaştırsa da parlamento dağılımı temel olarak üç ana blok etrafında şekillenmiştir. Muhammed Şiya es-Sudani’nin koalisyonunun katılımıyla çoğunluğu sağlayan Şii çatı yapısı Koordinasyon Çerçevesi 187 sandalyeye ulaşırken Takaddum ve Azim gibi partileri bir araya getiren Sünni Ulusal Siyasi Konsey 77 sandalye, ortak bir çatı oluşturmayan Kürt aktörler (KDP, KYB ve diğer gruplar) ise toplam 56 sandalye elde etmişlerdir. Kalan 9 sandalye ise anayasal kota kapsamında azınlıklara ayrılmıştır. Ortaya çıkan bu tablo, hükümet kurma sürecinde sandık başarısının değil, Şii içi konsensüs ile Sünni ve Kürt bloklar arasındaki müzakerelerin belirleyici olduğunu ortaya koyması açısından önemlidir. Nitekim söz konusu çok boyutlu denge arayışları, Ali Falih el-Zeydi'nin Mayıs 2026'da başbakanlık görevini devralmasıyla sonuçlanan süreci doğrudan şekillendirmiştir.
Parlamentodaki bu kırılgan tablo, hükümetin kurulması sürecinde Şii içi konsensüs arayışlarını yalnızca yerel aktörlerin çekişmesiyle sınırlı bırakmamış, sürece uluslararası güçlerin müdahil olmasıyla çok boyutlu bir krize dönüştürmüştür. Nitekim Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin, sandıktan en yüksek oyu alarak çıkan mevcut Başbakan Sudani yerine eski başbakanlardan Nuri el-Maliki’yi yeniden göreve getirme eğilimi gösteriştir. Bunun üzerine ABD Başkanı Donald Trump devreye girmiş ve Maliki’nin başbakanlığı durumunda Irak’a sağlanan tüm desteğin kesileceği uyarısında bulunmuştur. Bu kriz ortamında Maliki ve Sudani taraftarları arasındaki siyasi kilitlenme, Washington’ın Maliki karşıtı tavizsiz tutumu ve Tahran’ın Ali Falih el-Zeydi’yi müzakere edilebilir bir figür olarak görmesi mevcut süreci şekillendirmiştir. Buna ek olarak el-Zeydi’nin mezhepçi bir söylem geçmişinin bulunmaması, Sünni ve Kürt blokların desteğini arkasına alması ve geçmişteki yıpratıcı siyasi çatışmalarda yer almamış genç bir profili temsil etmesi, kendisinin başbakanlık makamına gelmesinde belirleyici olmuştur.
Bu çalışma, söz konusu siyasi arka plan ışığında Başbakan el-Zeydi’nin Haşdi Şabi sorununu geleneksel ve askeri yöntemler yerine bürokratik ve finansal mekanizmalarla dönüştürme stratejisine odaklanmaktadır. Çalışmada öncelikle el-Zeydi’nin yönetim modeli, Petrol Bakanlığı eksenli kurumsal tasfiyelerin dinamikleri ve devlet kaynaklarından mahrum bırakılan milis yapıların alternatif rant ağlarına yönelme kapasitesi incelenecektir. Son bölümde ise iç politikada yürütülen bu idari tasfiye ve altyapı hamlelerinin; paramiliter unsurlara yönelik olası ABD-Suudi ortak hava operasyonları gibi ani dış şoklara karşı ne ölçüde dayanıklı olduğu tartışılacaktır.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

31/08/2026

28/08/2026

27/08/2026

25/08/2026

24/08/2026