ProjelerAraştırmacılarTartışma TebliğleriÜye Ol
EN
Podcast & Medya
Haber

Gelir artışı düşük gelirlilerin yoksunluğunu azaltmadı

TEPAV’ın yoksulluk serisinin üçüncü notuna göre, Türkiye’de çoklu yoksunluk 2019–2025 döneminde gerilerken düşük gelir gruplarının temel ihtiyaçlarını karşılama güçlüğünde belirgin bir iyileşme olmadı. Sekiz alanın en az dördünde yoksunluk yaşayan 17,6 milyon kişinin 5,5 milyonu, gelire dayalı ölçümde yoksul sayılmadı. Çalışmada, yoksulluğun ölçümünde ve sosyal yardımların belirlenmesinde gelirle birlikte yoksunlukların da dikkate alınması önerildi.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) Türkiye’de yoksulluğun seyrini inceleyen serisinin üçüncü çalışması, “Gelir Artışının Ulaşmadığı Yoksunluk: Türkiye’de Çoklu Yoksunluk” başlığıyla yayımlandı. Çalışmada, gelirdeki değişimin temel ihtiyaçları karşılama imkânına ne ölçüde yansıdığı ve farklı alanlardaki yoksunlukların kimlerde bir araya geldiği incelendi.

Notta gelir, beslenme, ısınma, barınma, ödemeler, eşya ve sosyal yaşam, hanede çalışma ile sağlık hizmetine erişim olmak üzere sekiz alan değerlendirildi. Bu alanların en az dördünde yoksunluk yaşayanların payı 2019’da yüzde 25,3 iken 2025’te yüzde 20,9’a geriledi. En az beş alanda yoksunluk yaşanmasını ifade eden ağır çoklu yoksunluk oranı da yüzde 15,8’den yüzde 13’e düştü.

Gelirdeki yükseliş temel ihtiyaçlara aynı ölçüde yansımadı

Çalışmaya göre, 2019’daki yoksulluk eşiğinin satın alma gücü sabit tutulduğunda bu eşiğin altında kalan nüfusun payı 2025’te yüzde 21,3’ten yüzde 4,2’ye indi. Buna karşılık, iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir öğünü karşılayamayanların oranı aynı dönemde yüzde 33,6’dan yüzde 35,1’e çıktı.

Gelir dağılımının ortasındaki değerin, yani medyanın yarısı kadar eşdeğer gelire sahip bir kişinin beslenme, ısınma, barınma ve ödemelerden en az ikisinde yoksunluk yaşama olasılığı 2019’da yüzde 76, 2025’te yüzde 74,3 olarak hesaplandı. İki yıl arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.

2023–2025 dönemindeki iyileşme ise medyanın üzerindeki gelirlerde belirginleşti. Medyanın 1,5 katı eşdeğer gelire sahip kişilerde temel alanlarda yoksunluk yaşama olasılığı yüzde 21,6’dan yüzde 10,1’e gerilerken, geliri medyanın yarısı ve altında olanlarda belirgin bir değişim görülmedi.

Yoksunluk yaşayan 5,5 milyon kişi gelir eşiğinin üzerinde kaldı

Çoklu yoksunluk yaşayanların yüzde 31,3’ünü oluşturan 5,5 milyon kişi, geliri yoksulluk eşiğinin üzerinde olduğu için gelire dayalı ölçümde yoksul sayılmadı. Bu grubun yüzde 57,2’si hanesinin geçimini zorlukla sağladığını belirtti. Nüfusun genelinde ise bu oran yüzde 32,1 oldu.

Geliri yoksulluk eşiğinin üzerinde olduğu hâlde çoklu yoksunluk yaşayanların nüfus içindeki payı yüzde 6,5 olarak hesaplandı. Bu oran kiracılarda yüzde 7,9’a, İstanbul’da yaşayanlarda yüzde 8,3’e yükseldi.

Aynı kişilerin farklı yıllardaki durumunu izleyen analizler, gelir eşiğinin üzerinde olmanın yoksunluktan kalıcı biçimde çıkmak anlamına gelmediğini de gösterdi. Geliri iki yıl üst üste yoksulluk eşiğinin üzerinde olup en az üç alanda yoksunluk yaşayanların yaklaşık dörtte üçü, ertesi yıl da aynı durumda kaldı.

Yoksunluk bir yıldan diğerine taşınıyor

Çalışmada, çoklu yoksunluk yaşayanların yüzde 76–82’sinin ertesi yıl da bu durumda olduğu belirlendi. Ağır çoklu yoksunluk oranı gerilerken, bu grubun içinde gelir yoksulu olanların payı 2019’da yüzde 74,6’dan 2025’te yüzde 84,1’e yükseldi.

Ağır çoklu yoksunluk, dört veya daha fazla çocuklu hanelerde yaşayanlarda yüzde 43,9’a, tek ebeveynli hanelerde yüzde 37,1’e, hane reisinin işsiz olduğu hanelerde yüzde 36,7’ye ulaştı. Bölgesel olarak Güneydoğu Anadolu’da yüzde 35,1 olan oran, İstanbul’da yüzde 8,1 olarak hesaplandı.

Sosyal yardımlarda yoksunlukların birlikte değerlendirilmesi önerildi

Notta, yoksunlukların aynı kişide bir araya gelmesini izleyen bir göstergenin TÜİK’in yoksulluk bültenine eklenmesi ve On İkinci Kalkınma Planı’ndaki göreli yoksulluk hedefinin yanında çoklu yoksunluk için de bir hedef belirlenmesi önerildi.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının sosyal incelemelerine, hane ziyaretlerinde gözlenebilen veya kayıtlarla doğrulanabilen bilgilere dayalı bir yoksunluk puanının eklenmesi ve bu uygulamanın önce birkaç pilot ilde sınanması tavsiye edildi.

Pilot çalışmaları süren Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi’nde ise yoksunluk puanı yüksek haneler için garanti edilen gelir düzeyinin yükseltilmesi önerildi. Uygulamanın, ağır çoklu yoksunluğun yoğunlaştığı dört veya daha fazla çocuklu, tek ebeveynli ve hane reisinin işsiz olduğu hanelerden başlatılabileceği belirtildi.





Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

Paylaş