ProjelerAraştırmacılarTartışma TebliğleriÜye Ol
EN
Podcast & Medya
Haber

COP31’de elektrifikasyon ve fosil yakıtlardan uzaklaşma birlikte ele alınmalı

TEPAV ve İstanbul Politikalar Merkezi’nin düzenlediği panelde, COP31’in iklim ve enerji güvenliği krizlerine nasıl yanıt verebileceği ele alındı. Jennifer Morgan ve Dr. Ümit Şahin, elektrifikasyonun yenilenebilir enerji yatırımları ve fosil yakıtlardan uzaklaşmayla birlikte ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Dönüşümün finansmanı, adil ortaklıklar ve iklim hedeflerini uygulamaya taşıyacak politikalar da değerlendirildi.

TEPAV ve İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), 26 Ekim 2026’da TEPAV’da “Uluslararası İklim Yönetişiminin Geleceği: COP31 İklim ve Enerji Güvenliği Krizlerine Nasıl Yanıt Verebilir?” başlıklı bir panel düzenledi.

TEPAV Enerji ve İklim Değişikliği Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam’ın moderatörlüğündeki panelde, 2026 Mercator-İPM Misafir Kıdemli Araştırmacısı ve Almanya’nın eski Uluslararası İklim Eylemi Özel Temsilcisi Jennifer Morgan ile İPM Kıdemli Uzmanı ve İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin konuşmacı olarak yer aldı.

Etkinlik; büyükelçileri, diplomatları, milletvekillerini, akademisyenleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileri ile medya mensuplarını bir araya getirdi.

Açılış değerlendirmesinde küresel ulaşım ve enerji koridorlarındaki şoklara dikkat çeken Sağlam, ekonomik dayanıklılık, enerji güvenliği ve iklim politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Elektrifikasyonun emisyon azaltımına katkısının elektriğin hangi kaynaklardan üretildiğine bağlı olduğunu hatırlattı.

İklim iş birliğinde uygulama ve hesap verebilirlik öne çıkıyor

Jennifer Morgan, çok taraflı iş birliğinin, özellikle Trump yönetiminin politikaları nedeniyle baskı altında olduğunu belirtti. Paris Anlaşması’nın işlevini koruduğunu vurgulayan Morgan, iklim yönetişiminde ağırlığın kural oluşturma ve müzakerelerden uygulamaya, şeffaflığa ve hesap verebilirliğe kaydığını söyledi.

Uluslararası iklim eyleminin Birleşmiş Milletler müzakerelerinin yanı sıra ikili ortaklıklar, belirli ülke gruplarının girişimleri, yeşil sanayi stratejileri ve ticaret politikaları üzerinden de ilerlediğini aktardı. Morgan, COP31’de fosil yakıtlardan adil biçimde uzaklaşma yönündeki iradenin yeniden teyit edilmesi; temiz enerji finansmanının, yeşil sanayileşmenin ve geniş katılımın desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Dönüşüm ortaklıklarında yerel kalkınma vurgusu

Enerji dönüşümünü fosil yakıt üreticisi ülkeler ile elektrifikasyona yönelen ülkelerin farklılaşan çıkarları üzerinden değerlendiren Morgan, üretici ülkelerde ekonomik çeşitlenme ihtiyacına dikkat çekti.

Petrol ve doğal gaz gelirlerinin sağlık ve eğitim gibi kamu hizmetlerinin finansmanındaki rolünün geçiş planlarında dikkate alınması gerektiğini belirten Morgan, üretici ve tüketici ülkeler arasında yapılandırılmış diyaloglara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. “Dönüşüm ortaklıkları yerel değer ve istihdam yaratmalı” diyen Morgan, bu ortaklıkların eşit ve karşılıklı yarar sağlayan bir zeminde kurulması çağrısında bulundu.

Yüksek borçlanma maliyetlerinin temiz enerji yatırımlarının önündeki temel engellerden biri olduğunu belirten Morgan, uluslararası finans kuruluşları, çok taraflı kalkınma bankaları ve ulusal kalkınma bankalarının yatırım risklerini azaltan araçları ve garantileri geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Yerel kurumların ve kırılgan grupların adil geçiş finansmanına erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini kaydetti.

Elektrifikasyonun iklim hedefleriyle bağı güçlendirilmeli

İPM Kıdemli Uzmanı ve İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, Türkiye’de enerji güvenliğinin uzun süre yerli kömür kaynaklarının kullanılması üzerinden tanımlandığını ve bu yaklaşımın iklim politikalarını geciktirdiğini belirtti. İPM’nin modelleme çalışmalarının, Türkiye’nin emisyonlarını azaltarak karbonsuzlaşma yönünde ilerleyebileceğini gösterdiğini aktardı.

COP31’in elektrifikasyon gündemine ilişkin “Elektrifikasyonun fosil yakıtlardan uzaklaşmayla bağlantısı güçlendirilmeli” değerlendirmesinde bulunan Şahin, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması ve enerji verimliliğinin iyileştirilmesinin de bu gündemin parçası olması gerektiğinin altını çizdi.

Şahin, nükleer enerjinin yüksek yatırım maliyetleri, uzun inşaat süreleri, güvenlik ve atık sorunları nedeniyle hızlı dönüşüm ihtiyacına yanıt vermekte sınırlı kalacağını savundu. Morgan da yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini, nükleer projelerin aynı hızda sonuç veremeyeceğini ifade etti.

İklim hedeflerinin uygulamaya yansıması için politika çeşitliliği gerekiyor

Türkiye’nin iklim hedefleri ile bunları gerçekleştirecek politika araçları arasında önemli bir mesafe bulunduğunu söyleyen Şahin, ortak yazarı olduğu çalışmada incelenen politika envanterinde düzenleyici araçların yaklaşık yüzde 70 paya sahip olduğunu; mali araçların, yenilikçilik teşviklerinin ve bilgilendirme araçlarının ise sınırlı kaldığını aktardı.

“Ekonominin karbonsuzlaşması elektrik sektörüyle sınırlı kalamaz” diyen Şahin, politikaların elektrik sektöründe yoğunlaştığını belirterek tarım, sanayi, ulaştırma ve binalardaki eksiklere dikkat çekti. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve iklim hedeflerinin enerji ve sanayi politikalarına daha güçlü biçimde yansıtılması gerektiğini vurguladı.

Şahin, Türkiye’nin COP31’deki liderlik iddiasını desteklemek için yeni kömür yatırımlarından vazgeçilmesi ve fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik yol haritaları hazırlanması gibi somut adımlar atabileceğini belirtti.

İklim ortaklıklarında eşit temsil ve finansmana erişim öne çıktı

Soru-cevap bölümünde, en az gelişmiş ülkelerin yeni iklim ortaklıklarında eşit biçimde temsil edilmesi, yerel kurumların uyum finansmanına erişimi ve Çin’in küresel iklim iş birliğindeki rolü tartışıldı. Türkiye’nin COP başkanlığını yıl boyunca diyalog, politika geliştirme ve uygulamayı desteklemek için değerlendirmesi üzerinde duruldu.

 

Paylaş