ProjelerAraştırmacılarTartışma TebliğleriÜye Ol
EN
Podcast & Medya
Haber

İran krizinin yeni sahnesi: Yemen’in durumu

Değerlendirme notu / M. Orkun Selçuk

Yemen, 2011 Arap Baharı sonrasında yaşanan başarısız geçiş süreçlerinin ardından, uluslararası tanınan hükümet ile başta kuzeybatıda konumlanan Husiler olmak üzere çeşitli aktörler arasında fiilen bölünmüş bir saha haline gelmiştir. Ancak söz konusu bölünme yalnızca bir iç iktidar mücadelesi olarak değerlendirilemez. Zira Husilerin İran ile uzun yıllardır kurduğu ilişki Yemen'i bölgesel dengelerin bir parçası haline getirmiştir.

Kendilerini Ensarullah olarak adlandıran ve Zeydi kimliğe sahip olan Husiler, uluslararası tanınan Sünni hükümete karşı kuzeybatı Yemen'de fiilen bağımsız bir yönetim kurmuş, Babülmendep Boğazı üzerindeki konumunu da stratejik bir baskı aracına dönüştürmüştür. Bununla birlikte, örgütün İran ile olan bağı mezhep farklılığından dolayı (İran Velayet-i Fakih ideolojisini benimserken, Husiler bunu benimsemiyor) bu grubu ideolojik ve organik bir vekil olmaktan çıkarıp, çıkar ve ortak düşman zemininde şekillenen yarı-özerk bir aktör olarak değerlendirmeyi mümkün kılmaktadır. Öte yandan, Yemen sahası yalnızca Husiler ile sınırlı değildir. Başkanlık Konseyi'nin (BK) temsil ettiği resmi hükümet, mülga Güney Geçiş Konseyi, El-Kaide Arap Yarımadası ve çeşitli silahlı gruplar, Yemen’de varlıklarını sınırlı da olsa sürdürmektedir.

Bu çerçevede çalışmada, öncelikle Husilerin kimliği ve İran ile ilişkisinin sınırları ele alınacak, ardından Babülmendep hattında Husiler tarafından kurulan baskı incelenecektir. Devamında, Husilerin Yemen’deki etkinliğini kısıtlama çabalarının ne derecede ve ne şekilde başarılı olabileceği sorgulanacaktır.





Değerlendirme notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş