TEPAV tarafından yayımlanan “1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası ve “Zaruret Doktrini” (Doctrine of Necessity)” başlıklı Politika Notu’nda, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü anayasal düzen ile uygulamada ortaya çıkan durum arasındaki farklılık incelendi. Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların anayasal ortaklığı üzerine kurulu bir devlet modeli öngören 1960 Anayasası’nda, Kıbrıslı Türklere ilişkin birçok hükmün uygulamada hayata geçirilmediği vurgulandı. Çalışmada, bu durumun anayasa hukuku açısından yeterince ele alınmamış bir konu olduğuna dikkat çekildi.
1964 yılında verilen “İbrahim ve Diğerleri” kararıyla gündeme gelen “zaruret doktrini”nin (doctrine of necessity) ayrıntılı biçimde ele alındığı çalışmada, Kıbrıslı Rumların söz konusu doktrine hangi gerekçelerle başvurduğu ve bu yaklaşımın anayasal düzen üzerindeki etkileri de değerlendirildi.
Ayrıca doktrinin ileri sürülme gerekçeleri ile bunun Kıbrıslı Türkler açısından insan hakları bakımından doğurduğu sonuçlar, anayasa hukuku perspektifinden analiz edildi.
Kararın uzun vadeli sonuçları
1964 yılından bu yana zaruret doktrininin uygulanmasının Kıbrıslı Türklerin anayasal, siyasal ve kurumsal karar alma mekanizmalarından dışlanmasına yol açtığına dikkat çekilen çalışmada, bu durumun uygulamada çeşitli yapısal sorunlar ortaya çıkardığı ifade edildi.
Söz konusu gelişmelerin yalnızca geçmişte yaşanan bir anayasal kriz bağlamında değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanırken doktrinin günümüzde de devam eden anayasal ve insan haklarına ilişkin sonuçlarının bulunduğu belirtildi.
İnsan hakları ve izolasyon tartışması
Özellikle devam eden izolasyonun Kıbrıslı Türkler üzerindeki etkilerinin de ele alındığı değerlendirmede, eğitim, ekonomik faaliyetler, serbest dolaşım ve uluslararası temsile erişim gibi alanlarda ortaya çıkan sınırlamaların önemli hak mahrumiyetlerine yol açtığına işaret edildi.
Çalışma, zaruret doktrininin yalnızca tarihsel bir anayasal kriz çerçevesinde değil, günümüzde ortaya çıkan anayasal ve insan hakları sonuçları bakımından da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Politika notuna buradan ulaşabilirsiniz.



