Arşiv

  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)

    Eksikliği gidermek için
    Fatih Özatay, Dr. 01 Haziran 2008
    Eksik olan ne? Şu: Türkiye'yi orta vadede gelişmiş ülkelerin refah düzeyine yaklaştıracak, çok iyi bir zamanlamayla ve çok iyi anlatılarak herkesi heyecanlandıracak yeni bir ekonomik program. 'Yeni bir ekonomik program', 'zamanlama' ve 'iyi anlatılarak' sözcüklerinin altını çizelim. [Devamı]
    Daha fazla özveri mi?
    Fatih Özatay, Dr. 29 Mayıs 2008
    Soru şu: 2006'ya kadar enflasyonu rahatlıkla düşürebildik. Ama bundan sonra enflasyonu düşürmek için katlanacağımız maliyet giderek artacak mı? Soru fedakârlık oranı ile ilgili. Bu oran bir tanıma göre enflasyonu 1 puan düşürmek için üretimin potansiyel üretim düzeyinin ne kadar altında kalması gerektiğini gösteriyor. Bir türevi de şu: Enflasyonu 1 puan düşürmek için işsizlik oranının doğal düzeyinin ne kadar üzerine çıkmasına razı olduğunuzu ifade ediyor. [Devamı]
    Kraliçe (bile) beğendi
    Fatih Özatay, Dr. 26 Mayıs 2008
    Bir buçuk günlüğüne Paris'teyim; Afganistan'la ilgili uluslararası bir toplantı. Çok yakın birkaç Afgan dostumun neler 'çektiğini' neredeyse otuz yıldır biliyorum. Önce Rus işgali, en sonunda da Taliban rejimi nedeniyle onlarca yıl ülkelerine gidemeyen insanlardan bahsediyorum. [Devamı]
    Küreselleşme ve para politikası
    Fatih Özatay, Dr. 25 Mayıs 2008
    Para politikasının karşı karşıya olduğu üç temel sorundan söz ediyordum. İlk ikisi ekonomi politikası kararı almaktan sorumlu olanların davranışları ile ilgiliydi. Birincisi hükümetin özellikle 2006'daki uygulamalarının Merkez Bankası (MB) ve para politikasına ilişkin yarattığı şüpheler ve beraberindeki kredibilite kaybından kaynaklanmıştı. İkinci temel sorun ise ya ekonomi politikası anlamında dişe dokunur bir karar alınmaması ya da prim affı gibi "Şimdi bu da nereden çıktı? Yoksa geçmişe mi dönüyoruz?" sorularını beraberinde getiren uygulamalardı. [Devamı]
    Neyi affediyorsunuz?
    Fatih Özatay, Dr. 22 Mayıs 2008
    Ellerini önüne kavuşturmuş, başı hafif öne eğik duruyor, yere doğru bakıyordu. Amiri makam masasının arkasındaki makam koltuğunda oturuyor, söyleniyordu. Dudaklarından belli belirsiz döküldü: "Siz nasıl tensip ederseniz efendim." Tensip edilenin kendisi için iyi bir şey olup olmadığını sorgulamadı bile... [Devamı]
    MB’ye yardım gerekiyor
    Fatih Özatay, Dr. 19 Mayıs 2008
    Mayıs ayının beşinde para politikasının karşı karşıya olduğu temel sorunlar üzerinde durmaya başlamıştım. Akademik açıdan son derece sıradan olan ilk sorun, para otoritesinin kredibilitesini olumsuz yönde etkileyen, bu nedenle de aldığı kararları ister istemez etkileyen uygulamalarıydı işbaşındakilerin. Bunun en güzel örneği de 2006 yılında bir türlü halledilemeyen yönetim değişikliği sürecinde yaşananlardı. [Devamı]
    Prestito del littorio
    Fatih Özatay, Dr. 18 Mayıs 2008
    'Littorio' 1926'da faşist İtalya dönemden önceki kurumlardan ayırmak için, kurumların adlarının arkasına 'del littorio' sözcüğü ekleniyormuş. 'Prestito' ise ödünç para verme anlamına geliyormuş. Kısacası, yazının başlığını 'Faşist İtalya'dan kaynak' şeklinde çevirebiliriz. Hatırlarsanız kamu borcunun mali [Devamı]
    Anlamak o kadar zor mu?
    Fatih Özatay, Dr. 15 Mayıs 2008
    Farkındaysanız, 'krizde en kötü geride kaldı', yok 'ileride derinleşebilir' falan derken mayıs ayının ortasına geldik. Bu kadar süreyi önemli bir belirsizlik altında geçirdik. Geldiğimiz noktada piyasada daha yüksek bir faiz haddi var, tüketici ve yatırımcı güveni daha düşük, büyüme hızımız da düşük olacağa benzer. Kısacası, dışarıdaki depremin etkisi beklendiği gibi oldu. [Devamı]
    Nereye, ne kadar?
    Fatih Özatay, Dr. 12 Mayıs 2008
    İçinde bulunduğumuz koşullarda yeni bir ekonomik hikâyeye öylesine ihtiyacımız var ki... Türkiye'nin ekonomik açıdan bir üst lige sıçrayacağının güvencesini verecek, kısaca ileriye tekrar güvenle bakmamızı sağlayacak bir hikâyeye... Böylelikle dışarıdaki depremi en az hasarla atlatacağımıza da inanacağız. Bu hikâye özünde Türkiye'nin potansiyel büyüme hızını nasıl artıracağımızı ve işsizlik sorunu ile nasıl baş edeceğimizi anlatmalı bize. Diyelim ki böyle bir hikâye yazdınız, ekonomiye duyulan güvenin giderek azaldığı bu çalkantılı ortamda bunu nasıl anlatırsınız? Farklı biçimde sorarsam; önemli bir reform hamlesine nasıl başlarsınız? Herhalde Bağdat'taki sağır sultanın bile duyacağı bir kampanya ile. O sultanın duyduklarına inanması için de hiçbir tereddütte yer vermeyecek şeki [Devamı]
    Nasıl yüksek faiz istenir?
    Fatih Özatay, Dr. 11 Mayıs 2008
    Bazı makro ekonomik göstergeleri milli gelire oranlayıp öyle inceliyoruz. Uluslararası karşılaştırmalarda da benzer bir yol izliyoruz. Bu alışkanlık bazen bu karşılaştırmaları neden yaptığımızı, yani işin özünü unutturabiliyor bize. 3 Nisan'da açıklanan 'Orta Vadeli Mali Çerçeve' raporunda uluslararası borç karşılaştırmaları var. vrupa Birliği'ne üye ülkelerinkine kıyasla kamu borcunun düşük bir düzeyde olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Böylelikle faiz dışı fazladaki indirimin aslında bir gevşemeye işaret etmediğini, düşen borçla birlikte böyle bir indirimin ekonomik açıdan sorun çıkarmayacağını ima ediyor. Kamu borcu çok önemli bir gösterge. Borcun yüksekliği ile o borcun maliyeti arasında çok yakın bir ilişki var. Borç ne kadar yüksekse, faizi etkileyen diğer unsurlar aynı kalmak ü [Devamı]